COĞRAFİ KONUM
Köyümüz civar köylere oranla düz bir arazi yapısına sahiptir. Dört tarafı komşu köylerle çevrilidir. Köyümüzün doğusunda Kılıçlar Köyü, batısında Çardak Köyü, Güneyinde Kırklar tepesi ve Göbüler Köyü, Kuzeyinde Doğancılar Köyü bulunmaktadır.
İKLİMİ
Köyümüzün iklimi ve bitki örtüsü karasal iklimin hakimiyeti altındadır. Yazları serin, kışları soğuk geçer. Günde dört mevsimin bir arada yaşandığı sık sık görülmüştür. Hemen hemen her mevsim yağmur yağar. Köyümüz her ne kadar ormanlara yakın olmasada köyün içindeki sayıları oldukça fazla olan söğüt, kavak , çam gibi ağaçlar sayesinde oldukça yeşil bir görünüme sahiptir.
EKONOMİK DURUMU
1970 yıllarına kadar tarım ve hayvancılığı kendisine geçim kaynağı olarak gören köylüler 70’li yıllarda Avrupa kapılarından Türklere açılmasıyla gurbet gurbet yollarına düşmüştür. Köyümüzün ekonomik durumu bu yıllarda gelişerek yaşam standartları da yükselmiştir. Son yıllarda oldukça çoğalan gurbet akınıyla beraber köyümüzde birçok işadamı, hakim, doktor, polis, öğretmen ve müteahhit gibi önemli mevkilerde yer alan önemli isimler çıkarmıştır. Halen köyümüzde ikamet edenler tarım ve hayvancılık alanında çalışmalarına devam etmektedirler.
KÜLTÜREL DEĞERİMİZ
Köyümüz tarihi ve kültürel zenginliklere sahip bir konumdayken maalesef bugün birkaç tarihi kalıntıyla kalmıştır. Ulusa adıyla bilinen köyün yakınından geçen çayda bulunan tarihi Bizans köprüsü ve kırklar tepesindeki suyu hiç bitmeyen ama bakımsızlıktan ve ilgisizlikten dolayı kapanan kırk adet kuyu bunlardan birkaçıdır. Köyümüzün güneyinde bulunan Kırklar Türbesinde Horasan erenlerinden Hoca Ahmet Yesevinin taleblerinden bir zatın yatırıdır ve üzerine türbe yapılan zatı muhterem yatmaktadır. Türbenin çevresinde bulunan 140 adet kuyu vardır. Bu kuyulardaki hiç azalmayan suların Çanakkale savaşı esnasında tamamen çekildiği söylenmektedir. Bu kuyulardan şu anda sadece Dört adet kalmıştır. Türbe yaz ve kış ziyaretçi akınına uğramaktadır. Eskiden yeni doğan çocukların kırklanması yani göbeğinin düştükten sonra banyo yapması Kırklar kuyusundan gelen suyla yapılırdı. Suyun berrak ve temiz olması yanında dualı olduğuna da inanılır. Köyümüzün camisi civar köy camileri arasında en büyük ve tarihi camilerden birisidir Köyümüzde eskiden tek oda wc ve banyodan oluşan adı köy odası diye geçen misafirhaneler bulunurdu. Bu odalar mevcut yerlerinde bulunmalarına rağmen kullanılmamaktadır. Eskiden köylere gelen bakır kalaycıları, satıcılar bu adalarda kalırlardı. Köyümüzde eskiden sıvatlık adı verilen ve içinden su geçen içinde yassı taşlar bulunan duvarları duvarları taştan örülmüş tarihi çamaşırhaneler bulunurdu. Bu yapılar içine kadınlar taşlar üzerine serdikleri çamaşırlarını tokaç adı verilen yassı ağaçlarda çamaşırlarını yıkarlardı. Köyümüzün hemen yakınında karakuyu adıyla bilinen içinde suları bitmeyen Altı adet kuyu bulunmaktadır. Bu havuzların bazılarında büyükleri değişebilen hiç bir şeye gereksinim duymadan yaşayabilen balıklar bulunmaktadır. Bu kuyulardan bir tanesinde bulunan ve hiç bitmeyen su özellikle çay suyunda kullanılır. Buraya civar köylerden çay suyu almaya gelirler. Suların Hiç bitmemesi konusunda şuana kadar kesin bir bilgiye raslanamamıştır.
- Köyümüzde dilbek adı verilen hemen hemen her mahallede bulunan büyüklüğü bir metre küp civarında taştan oyularak yapılan havuz biçimindeki taşlarda buğday ezilerek keşkek elde edilirdi.
- Yıllardır mezunlarıyla topluma kaliteli insanlar kazandıran okulumuz son yıllarda gurbete verdiği göçlerle nüfusun ve öğrenci sayısının azalması sonucunda taşımalı sisteme geçerek faaliyet durumunu yitirmiştir. Öğrencilerimiz şuanda civarköylerdeki okullarda öğrenim görmektedir.
- Köyümüzün Ptt santrali dördivan civarındaki köylerde bulunan 3 santralden birisidir.
- Köyümüzde bulunan sağlık ocağı uzun uğraşlar ve imece usulu çalışmasıyla modern bir şekilde yapılmasına rağmen sağlık personeli eksikliğinden dolayı şuanda faaliyette değildir.
- Ulusu adı verilenköyümüzün kuzeyinden geçen akarsu köroğlu dağlarının kuzey yamaçlarından gelerek geredenin filyos çayına dökülür. Köy halkımız bu dereden yazları tatlı su balığı avlanması yapar. Ayrıca yazın kurak geçen zamanlarında tarlaların su ihtiyacını bu dereden karşılarlar.
- Köyümüzün yaylaları;
Köyümüzün kullanmak üzere 2 adet yaylası bulunmaktadır. Yaylalarımıza göçün olmamasının sebebi eski yapılarımızın kullanılmayacak durumda olması ve yeni yapıma izin verilmemesidir ama hem yakınlığı ve tabii güzelliği açısından görümlüye değerdir.
- Köyümüzün düğünleri : eskiden düğünlerimiz c.tesi akşamı kına gecesi Pazar gelinalma ve p.tesi oluvak sıralamayla olurdu. c.tesi akşamı kına evinde toplanan köylü teflerle kemanlarla çeşitli oyun havalarıyla kendi aralarında eğlenerek oyun oynarlardı. Bu oyun erkek kınasında sofa kırma yani evin tabanındaki tahtaların kırılması ; kız evinde ise topal , hasan gibi yöremize özgü adetler uygulanırdı. Kına ertesi yani Pazar günü oluvak adı altında kadınlar hem geline takılarını takar hemde çeşitli türkü ve manilerle oyunlar oynanınırdı taki damat öğle yemeği öncesinde gelini düğün alayından alıp gidene kadar düğün devam ederdi. Şimdi ise düğünlerimiz modern sazlarla düğün salonumuzda yapılmaktadır.